 |
|
Gazeteciler özgürlüklerini konuştu
|
04.08.2009 |
|
 |
Antalyalı gazeteciler “Avrupa Birliği ve Türkiye’de Basın Özgürlüğü” konulu panelde sansürü tartıştı
ANTALYA Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği “Avrupa Birliği ve Türkiye’de Basın Özgürlüğü” konulu panel Antalya Kültür Merkezi’nde (AKM) yapıldı. Başkanlığı Antalya Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Haşmet Öyken’in yaptığı panele Nürnberg Nehrihten Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Joachim Hauck, Alanya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Ali Dim konuşmacı olarak katıldı. YABANCI DİL KURSU Panelin başında konuşan Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mevlüt Yeni, kısa zamanda büyük yol kat edildiğini söyledi. Böyle bir kurumun, gazetecileri temsil eden başkanı olmaktan gurur duyduğunu söyleyen Yeni, “Burada kimin olduğu önemli değil. Bayrak hep yukarıda olmalı. Biz çıtayı yükselttik. Artık daha da yukarı çıkartılmalı. Basın Akademisi’nde 4’üncü dönem başlıyor. Ayrıca meslektaşlarımız için yabancı dil kursu düzenleyeceğiz” dedi. ÖRTÜLÜ SANSÜR VAR Türkiye’de medya sektöründe örtülü sansürün olduğunu söyleyen Alanya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Ali Dim, “Bu eskiden vardı. Şimdi de var. Gazetelere, yandaş, kartel, dinci, Kürtçü, ülkücü, besleme, Fethullahçı gibi sıfatlar takılıyor. Bu sıfatlar da sınırları belirliyor. Medya sektöründe bu sıfatlar olduğu sürece, basın özgürlüğünü tartışmaya bile gerek yok” dedi. NAYLON GAZETECİLER Gazetecinin bir olayı izlerken kendi ardına değil, toplum adına islediğine dikkat çeken Dim, “Türkiye’de fason, naylon gazeteciler türemeye başladı. Artık, medya dünyasının kartvizit gazetecileri var. Gazete çıkartmanın market açmaktan kolay olduğu ülkemizde, bunun olma nedeni de bu kartviziti kullanma isteği” dedi. Dim, Irak’ta çıkan bir yasa ile gazetecilere karşı işlenen suçlara 4 kat fazla ceza verildiğine dikkat çekti. BASIN 4’ÜNCÜ GÜÇ Nürnberg Nehrihten Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Joachim Hauck ise Alman anayasasında basına karşı sansür uygulanamayacağının yazılı olduğunu söyledi. Hauck, basın özgürlüğünün korunduğuna dikkat çekerek, “Ama bu sadece yazılı bir metin değil. Anayasa Mahkemesi tarafından korunan ve uygulanan bir yasa. Bu nedenle Almanya’da basın 4’üncü güç olarak nitelendirilmektedir” diye konuştu. ALMANYA-TÜRKİYE FARKI Basında onursal değerler sistemine ihtiyaç olduğunu kaydeden Hauck, “Bunun kurallarının basının kendisi tarafından koyulması gerekir. Bunu denetleyecek olan devlet ya da mahkeme değildir. Gazetenin okurlarıdır” dedi. Mali bağımsızlık açısından Türk ve Alman basını arasındaki farklılıklara değinen Hauck, “Almanya’da yatırım yapan şirketler, bankalar medya sektörüne girmezler. Medya kuruluşu, başka iş yapmaz. Ama Türkiye’de böyle değil” dedi.
|